gezi tatil rehberi
Gazipaşa Tatil
Gazipaşa için gündüz sıcaklık değerleri (en düşük - en yüksek):
Haziran 31 - 45 °C
Temmuz 34 - 45 °C
Ağustos 34 - 43 °C
Eylül 31 - 41 °C
Gazipaşa Ulaşım Bilgileri
Alanya-Anamur yolu üzerinde bulunan Gazipaşa’nın Alanya turları‘ya uzaklığı 44 km., Antalya turları‘ya ise 180 km. İlçeye tüm şehirlerden direk seferler yapılıyor.
Gazipaşa-Alanya arasında seferler ve gezi turları yapan minibüsler de bulunuyor. İlçe merkezinden plajların bulunduğu Gazipaşa sahiline Belediye otobüsleri düzenli olarak yolcu taşıyorlar.
Gazipaşa Yöresel Yemekleri
Hormonsuz ve kimyasal gübresiz yetiştirilen yerli muzlar, kokusu, lezzeti ve vitamin değeri yüksek, hazmının kolay oluşu nedeniyle tercih ediliyor.
Muz bahçelerinin yoğun olduğu Gazipaşa ve çevresi, ılık ve nemli rüzgarı Akdeniz turları‘den alan, sırtı dağlara dayalı bir bölge.
Gazipaşa’da sahil yolunun yanı sıra ilçe merkezinde de Akdeniz, Dilara Ocakbaşı, Konyalılar, Numune, Sergen, Yılmaz gibi restoranlar, aranılan tüm yiyecek çeşitlerini bulunduruyorlar.
Kafe Akvaryum, Mikado Cafe-Bar, Saray Kafe ve çeşitli bahçeler, dinlenebileceğiniz diğer mekanlardan.
Eğer, bölgenin pazarını görmek istiyorsanız Cuma gününü beklemeniz gerekiyor. Gazipaşa yemekleri denilince ilk akla gelenler; aş, saç kebabı, göleğez (göleviz), kapama, kıvırım, pelize, kuru patlıcan yemekleridir.
Gazipaşa Eğlence Yerleri
Gazipaşa Gezilecek Yerleri
SELİNUS ANTİK KENTİ :
Akrapol içerisinde kilise ve sarnıç günümüze kadar gelmiş önemli yapılardır. tatil Selinus kentinini diğer yapıları sahilde ve yamaçta yer almaktadır. Bu yapılar arasında hamamlar, agoralar, Selçuklu Köşkü, su kemeri ve Nekrapol alanı bulunmaktadır.
ANTIOCHEIA AD GRAGUM :
Nohut yeri olarak bilinir. Kentin bulunduğu bölge denize dik inen dağlık bir araziden oluşmaktadır. Burada kalıntılar nekrapol alanı, sütunlu cadde , kilise, hamam, agora, anıtsal kapı ve orta çağ kale surlarıdır.
LAMUS KENTİ - (ADANDA) :
Kent surla çevrili olup doğuya bakan kente giriş kapısının güneyinde büyük bir kule yer almaktadır. Kentin diğer yapıları agora, doğal kayaya oyulmuş çeşme ve iki adet tapınak sayılabilir.
HALİL LİMANI :
Apsisin iç kısmında mozaikten yazılmış yazı izleri mevcuttur. Bazelikanın dışında mezar yapıları deniz kenarındaki evler ise kuzeyde yer almaktadır.
ORTA ÇAĞ KULESİ - BIÇKICI :
İki katlı moloz taş duvar örgülü yapıdır. Kareye yakın planlıdır. Beşik tonozla örtülüdür. Alt katta batı ve doğu duvarları yıkılmıştır. Batı üst kat duvarında ve güneyde birer pencere bulunmaktadır.
JULIA SEBASTE :
Hamam, tapınak, diğer yapılar ile nekropolde yazılı kaya mezarı kentin Helenistlik dönemde iskan yaşadığını gösterir.
HİSARTEPE ÖREN YERİ :
Hisartepe doğal bir kale görünümündedir. Roma turları ve Helenist döneme ait mimari ve kiremit parçaları bulunmuştur.
PLAJLAR , KOYLAR ve MAĞARALAR
Doğal Havuzlar ve Koru Plajı
İskele Plajı ve Yat Limanı
Kahyalar Plajı ve Orman Kampı
Harabeler Koyu
Kral Koyu (Güney Köyü )
Aytap Koyu
Yalan Dünya Mağarası
Korsanların Aşk Mağarası
Turizm profesyonellerinden sektöre 27 kalite ödül
Hotel Les Ottomans (Butik Otel), The Marmara (Zincir Otel); Seyahat Hizmetleri Kategorisi’nde Intra Tours (Incoming Seyahat Acentası), SETUR (Outgoing Seyahat Acentası), Visitur (Kongre Turizmi Acentası), VIP Turizm (Incentive Seyahat Acentası), Özge Ersu (Profesyonel Turist Rehberi); Turizm ve Taşımacılığı Kategorisi’nde THY (Havayolu), TAV Atatürk Havalimanı (Havalimanı), Varan Turizm (Karayolu Taşımacılığı), AVIS (Otomobil Kiralama), Royal Caribbean International (Kruvaziyer), D-Marin Liman İşletmeleri (Liman İşletmeciliği), D-Marin Turgutreis (Marinalar); Mekân Kategorisi’nde Esma Sultan Yalısı (Etkinlik Toplantı Mekânı), Reina (Eğlence Mekânı), Feriye Lokantası (Turizme Hizmet Eden Restoran); Yatırım Kategorisi’nde, Dedeman Grubu (Turizm Yatırım Grubu); Turizmin Gelişimine Katkı Kategorisi tatil ’nde Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü (Turizm Eğitimi), Hülya Aslantaş (Turizm Tanıtımına Katkı), Koç Ailesi (Kültürel Değerlerin Korunmasına Katkı), TEMA Vakfı (Çevrenin Korunmasına Katkı) ödüllerini aldı. Dedeman Otelleri ise sürdürülebilirlik ve hijyen alanında Johnson Diversey Özel Ödülü’nü kazandı. 1932 ’de Paris’te kurulan Skal International, 90 ülkeden 20 bin turizm profesyonelini bir araya getiriyor. İspanya turları merkezli örgüt, turizm profesyonellerinin iyi ve köklü ilişki kurmasını amaçlıyor. Yerel ve uluslararası toplantılarda turizm sektörü çalışanlarını buluşturuyor. Örgütün Dünya Başkanlığı’na geçen yıl Hülya Aslantaş getirilmişti. Skal’ın Türkiye bölümü, turizmde kaliteli hizmeti artırmak amacıyla 12 yıldır Turizmde Kalite Ödülleri’ni (Skalite) düzenliyor. Hürriyet Seyahat turizme katkıları nedeniyle 2005 ve 2008’de basın dalında Skalite ile ödüllendirilmişti.
Osmaniye Tatil
İl topraklarının % 42 lik kısmının ormanlarla kaplı olması, son yıllarda doğa sporlarına ilgiyi artırmıştır Doğal güzelliklerin tanıtımını yapmak, çevre ve doğanın yaşayarak korunmasını sağlamak üzere, kurulmuş bulunan, doğa ve çevre dernekleri il ve ulusal düzeyde, kamp konaklamalı ve hafta sonları günübirlik doğa yürüyüşleri organize etmektedirler.
Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü Osmaniye’de Akdeniz turları bitkilerinin tamamına yakınını görmek mümkündür. Topraklarının % 42’sini oluşturan orman ve fundalıklardaki flora oldukça zengindir. İlde bulunan yaylalar da bitki incelemesi yapılabilecek yerlerdir.
Yaban hayatı zengin olan Osmaniye’de kurt, çakal, tilki, domuz, oklu kirpi, yumak kirpi, tavşan, porsuk, su samuru, gelincik, sincap, kuyruk, süren, yaban kedisi, cüce yarasa, yaban keçisi ve karaca gibi memeliler ile kartal, şahin, doğan, kuzgun, atmaca, delice, karga, saksağan, arap bülbülü, kumru, güvercin, ağaçkakan, baykuş, karatavuk, bülbül, keklik, turaç, ardıçkuşu, kırlangıç, ispinoz, kuyruksallayan, kızılgerdan, söke kuşu, puhu, geceli baykuş, tarla kuşu, ibibik, alakarga ve guguk kuşu gibi pek çok kuş türünü incelemek mümkün.
Kültürel yürüyüşler
Osmaniye için gündüz sıcaklık değerleri (en düşük - en yüksek):
Haziran 11.5- 26.9
Temmuz 14.2- 30.9
Ağustos 13.6- 30.8
Eylül 9.3- 26.8
Osmaniye Ulaşım Bilgileri
Terminal şehir merkezindedir.
Otogar Tel : (+90-328 ) 814 12 26 / 117
Demiryolu
TCDD istasyonu şehir merkezindedir.
İstasyon Tel
: (+90-328 ) 814 10 49 Denizyolu ulaşımı Osmaniye’ye 75 km mesafede bulunan, İskenderun limanından yapılmaktadır. Hava yolu ile ulaşım Adana ve Gaziantep illeri vasıtasıyla yapılabilmektedir.
Osmaniye Yöresel Yemekleri
Yöre mutfağının en önemli malzemesi bulgurdur. Bu bakımdan yöresel yemeklerin çoğu bulgur ile yapılır; içli köfte, mercimek köftesi, çiğ köfte, kısır, sarmaiçi, bulgur pilavı, batırık gibi… Diğer belli başlı yemekler ise; tirşik (pancar), toğga, çiçcice (domatesli pilav), kuru fasulye, nohut yemekleri, lahana sarması, patlıcan dolması, yüksük çorbası, malota çorbası, tarhana çorbası, mevsim itibariyle çeşitli sebze yemekleri ve etli kömbedir. Ayrıca Ramazan Bayramında kuru kömbe ve pekmezli yapılır.
Osmaniye Eğlence Yerleri
Osmaniye Gezilecek Yerleri
Korunan Alanlar
Osmaniye - Aslandağ Tarihi Milli Parkı Yeri: Osmaniye İli Kadirli İlçesi Ulaşım: Akdeniz Bölgesinde, Osmaniye İlinin Kadirli İlçesine 22 km. uzaklıkta ve Ceyhan ırmağının kenarında yer alan Milli Park’a Adana-Kadirli ve Adana-Osmaniye karayolu ile ulaşılmaktadır.
Görülebilecek Yerler: Roma turları ve Bizans döneminde de yerleşim gören alanda özellikle Pınarözü köyü yakınlarında bazilika tipinde bir tapınağın tabanında görülen çok renkli mozaikler üstün sanat değeri taşımaktadır. Nisan ve Kasım ayları arasında Park’ın arkeolojik ve tabii değerleri, açık hava müzesi görülebilir.
Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Sahada günübirlik piknik yapılabilir.Baraj gölü çevresinde mevcut patikalarda yürüyüş yapılabilir. Çadır ve karavan ile konaklama yapılabilir
Mağaralar
Karapınar mevkiinde bulunan Çançan Mezar Mağaraları’nın Roma dönemine ait olduğu sanılmaktadır.
Osmaniye Yaylaları
Kadirli - Maksutoğlu Yaylası
Ulaşım: Kadirli - Andırın - Kahraman Maraş kara yolunun 12. kilometresinden kuzeye (sola) dönülerek, 33. kilometrelik stabilize yolla ulaşılır (toplam 45 km). Yaz aylar tatil ında günün belli saatlerinde Kadirli’den minibüs ve jeeplerle gidilebilir.
Yöre halkının temiz ve serin havasından yararlanmak için çıktığı yaylanın çevresi tamamen sedir ve köknar ormanları ile çevrilidir. Yaylada yöresel ahşap yayla evleri ile son yıllarda yapılan betonarme binalar, elma, armut, kiraz, vişne ve ardıç türü ağaçlarla iç içedir.
Konaklama-Yeme-İçme: Kamp yapmanın dışında yerli halkın kullandığı evler kiralanabilir.
Kadirli - Bağdaş ve Almacık Yaylası
Ulaşım: Kadirli İlçesinden 57 kilometrelik stabilize yolla ulaşılır. Yaz aylarında Kadirli’den minibüs bulunabilir
Konaklama - Yeme - İçme: Çadır ve temel ihtiyaç malzemeleri getirilmelidir.
Kadirli - Beyoğlu - Savrun Gözü - Dokurcun ve Çığşar Yaylaları
Ulaşım: Kadirli İlçesinden 65 kilometrelik stabilize yolla ulaşılır. Yaz aylarında Kadirli’den minibüs bulunabilir.
Savrun Çayı kıyısında kurulan yaylalarda elma, armut, kiraz, vişne ve dut meyveleri yetişmektedir. Bol su kaynaklarının olduğu bu yaylalar kamp yeri olarak seçilebilir. Çığşar yaylasında bulunan Deli Öbek ve Harman Kaya denilen kütle kayalar tırmanış için idealdir.
Konaklama-Yeme-İçme: Çadır ve temel ihtiyaç malzemeleri getirilmelidir.
Osmaniye - Zorkun ve Olukbaşı Yaylaları
Ulaşım: Osmaniye ilinin güneydoğusunda, Nur dağı eteğinde bulunan yaylalara toplam 26 km. asfalt yolla ulaşılır. Yayla mevsiminde Osmaniye ilçesi ile Zorkun yaylası arasında belediye otobüsü, minibüs ve taksiler yolcu taşımacılığı yapmaktadır.
Çam ve ardıç ağaçları içerisine kurulmuş olan yaylada, ahşap yayla evlerinin yanında çok değişik mimari tarzda yapılmış villalar ve diğer evlere rastlamak mümkündür. Alt yapısı büyük ölçüde tamamlanmış olan Zorkun yaylasında, yaz aylarında seyyar sağlık ocağı ile seyyar jandarma karakolu görev yapmaktadır. Osmaniye, Ceyhan, Kadirli ilçeleri halkının yoğun olarak rağbet ettiği yaylada; bakkallar, kır kahve ve lokantaları, kasap, manav, fırın bulunmaktadır.
Konaklama-Yeme-İçme: Yaylada yeme-içme ve alışveriş yerleri bulunmaktadır. Yöre halkı yayla evlerini kullanmaktadır.
Hasanbeyli - Alman Pınarı Yaylası
Ulaşım: Hasanbeyli ilçesine 4 kilometrelik asfalt yolla ulaşılmaktadır.
Özellikleri: Bu bölgenin en eski yaylalarından olan Alman Pınarı, bağlar ve bahçeler arasında kurulmuştur.
Konaklama-Yeme-İçme: Kır lokantaları, kahve, bakkal ve fırınların hizmet verdiği yaylada kamp kurarak, piknik yapılabilir.
KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ
Asi Havzaları Nur Dağları
İl:Hatay, Osmaniye
İlçeler: Dört yol, Hassa, İskenderun, Kırıkhan, Belen, Osmaniye Merkez
Yüzölçümü: 21,5
Rakım: 1000 - 2262 m
Koruma: kısmen
Başlıca Özellikleri: göç geçidi, orman
Müzeler ve Örenyerleri
Karatepe - Aslantaş Açık Hava Müzesi Dünya üzerindeki Hitit yazıları ilk defa burada okunmuştur. Bu yazılarının çözülmesiyle Anadolu’da M.Ö. 2000 yılına kadar giden hiyeroglif yazıların tamamı okunabilmiştir.
Bodrumkale-Kastabala Şehri
Kastabala’nın oldukça iyi durumda günümüze ulaşan antik yapı kalıntıları arasında en önemlisi sütunlu caddesi ve beş bin seyirci kapasiteli tiyatrosudur. Bunun yanı sıra iki kilise, kale, Roma hamamı, stadyumu, kentin dört bir yanını çevreleyen nekropolleri (Kaya oyma ve anıt mezarları) kentin yaklaşık 5 km kuzey - doğusunda Ceyhan nehri üzerindeki su kemeri kalıntısıyla Kastabala, Osmaniye’nin ve yörenin en önemli ören yerlerindendir.
Kaleler
Karatepe - Aslantaş Geç Hitit Kalesi
Toprakkale Kalesi
Kaypak (Savranda) Kalesi
Kahramanmaraş Tatil
Atlı Doğa Yürüyüşü
Binboğa Dağları, atlı doğa yürüyüşü yapmaya elverişlidir.
Kuş Gözetleme
Gavur Gölü
Kahramanmaraş’a bağlı Türkoğlu ilçe merkezinin güneyindeki Sağlık Ovası’nda yer alan bu önemli kuş alanı, geçmişte Türkiye’nin güney bölgelerindeki en önemli sulak alanlardan biri olmuştur. Alan bugün kış aylarında sular altında kalan, yazın kuruduktan sonra ekilip biçilen tarım alanlarından ve sazlıklardan oluşur.
Alana, göçle gelen Küçük Karabatak kuş türünden dolayı Önemli Kuş Alanı (ÖKA) statüsü verilmiştir.
Sportif Olta Balıkçılığı
Sır ve Menzelet Baraj gölleri sportif olta balıkçılığı yapmaya elverişlidir.
Bisiklet Turizmi
Sır Baraj Gölü kıyaları bisiklet turları yapmaya elverişlidir.
Dağ ve Doğa Yürüyüşü
Ayşepınarı-Karbasan, Türkmenler-Hacınınoğlu, Ilıca-Suçatı Bulutoğlu, Engizek Zirvesi, Kahramanmaraş-Başkonuş Yaylası dağ ve doğa yürüyüşü yapmaya elverişli parkurlara sahiptir.
Yayla Turizmi
Kahramanmaraş’ın meşhur yaylaları arasında Yavşan, Başkonuş, Karagöl, Yedikuyu, Çalıbalma, Üçkaya, Çevirme, Binboğa, Gonan, Yenicekale, Kazma, Kozludere ve Bertiz yaylaları sayılabilir.
Yaz aylarında Kahramanmaraşlılar yakın il ve ilçe yaylalarına çıkmaktadırlar. Bu yaylalar temiz havası ve soğuk suları ile meşhurdur.
Termal Turizm
Zeytun Kaplıcası
Kükürt, petrol artığı ve az miktarda yağ karışımı ile meydana gelen şifalı suyun romatizmal hastalıklara ve kadın hastalıklarına olumlu etki yarattığı belirtilmektedir. Ilıcanın doğal deseni ve iklimi de sağlık turizmini geliştirmeye elverişlidir. Şehre yakınlığı ve ulaşım kolaylıkları da turizme olan talebi artırıcı unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır.
Ekinözü İçmesi
Ekinözü İçmesi, kapasite ve kaynak nitelikleri bakımından ülkemizin içme kaynaklarının geliştirilmesi öngörülen yerleri arasında bulunmaktadır. Ekinözü içmeleri önemi ve yatırım önceliği bakımından ülkemizdeki önemli içme kaynaklarından biridir.
Göksun Büyük Kızılcık İçmesi
İçme suyunun sindirim, idrar yolları, cilt ve böbrek hastalıklarına iyi geldiği tespit edilmiştir.
Kamp ve Karavan
Afşin ilçesinin Yazıköy, Çamiçi, Örenderesi ve Binboğa Ormanlık Alanları kamp olanaklarına sahiptir.
Avcılık
Yaban Hayatı
Kahramanmaraş ormanları ve yaban hayvanları bakımından oldukça zengindir. İlde, keklik, üveyik, yaban güvercini, bıldırcın, sarıasma, çulluk, tavşan, porsuk, tilki, kurt ve sansar gibi yabani hayvanlar ve kuşlar vardır. Elbistan, Afşin, Andırın ve Göksun ilçelerinde toy ve bağırtlak gibi kuşlar vardır. Binboğa ve Nurhak dağlarında ise kartal, şahin ve yabani akbabaya rastlanır. Andırın ormanlarında domuz, geyik, ayı, yaban kedisi, vaşak, sırtlan ve yaban keçisi yaşamaktadır.
Kahramanmaraş için gündüz sıcaklık değerleri (en düşük - en yüksek):
Haziran 18.6- 31.6
Temmuz 22.0- 35.4
Ağustos 22.0- 35.5
Eylül 18.3- 32.3
Kahramanmaraş Ulaşım Bilgileri
Kahramanmaraş Akdeniz turları Bölgesinin doğusunda bulunmakta ve hem kara hem de demir yolu ulaşımında güneyden ve Akdeniz’den gelen yolları doğuya ve kuzeye bağlayan önemli bir konumda yer almaktadır.
Otobüs Terminali, kent merkezindedir.
Otogar Tel : (+90-344) 235 00 99 - 235 00 99
Kahramanmaraş tren istasyonu ile demiryolu ulaşımı sağlanmaktadır.
İstasyon Tel : (+90-344) 214 12 04
Kahramanmaraş Havaalanı kent merkezine 8 km. uzaklıktadır. Havaalanına taksi ve dolmuşlarla ulaşmak mümkündür.
Hava Limanı Tel : (+90-344) 236 18 97 - 236 07 92
Kahramanmaraş Yöresel Yemekleri
Tarhana, eşkili çorba, döğmeli mercimekli çorba, yoğurtlu döğmeli çorba, Maraş paçası gibi çorbalar; simit köftesi, kısır köftesi, içli köfte, sömelek köfte, suluyağlı köfte, eşkili köfte, yoğurtlu köfte, yavan köfte, eşkili aya köftesi gibi köfte çeşitleri; keşk aşı ( döğme aşı), Maraş pilavı, tavuklu pilav, peynirli ve çökelekli börek, bayram çöreği gibi pilav ve börekler yöreye özgü yemeklerdir.
Tatlı olarak ünlü Maraş dondurmasını unutmamak gerekir. Fıstık ezmesi, un sucuğu, pestil sucuğu, hapısa yörenin bilinen diğer tatlılarıdır
Kahramanmaraş Eğlence Yerleri
Gece ve Eğlence İmka tatil nları
Kahramanmaraş’ta Turizm İşletme Belgeli iki adet lokanta vardır.
Bunlardan Despina lokantası Avşar Köyü yakınında olup, 65 kişi kapasitelidir. Kazancı lokantası otelin bünyesinde olup, 60 kişi kapasitelidir.
Kahramanmaraş’ta 4 adet’ de Turizm İşletme Belgeli Müstakil Eğlence Yeri mevcuttur.
Bunlardan Pırlanta 165, Yeni Tüzün 200, Özayışığı 220, Öz Yaprak ise 150 kişi kapasitelidir.
Kahramanmaraş Gezilecek Yerleri
Kaleler
Kahramanmaraş Kalesi
Kentin ortasında, yığma bir tepe üzerinde bulunan kale Hitit, Roma turları ve Osmanlı dönemlerinde kullanılmış ve çeşitli devirlerde onarımlar görmüştür.
Hurman Kalesi
Afşin’in Marabız köyünde Hurman çayının kuzeyindeki sarp kaya üstündedir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak tekniğinden Bizans döneminde inşa edildiği sanılmaktadır. İçinde su ve yiyecek depoları, asker barınakları, kilise vardır.
Köprüler
Ceyhan Köprüsü
Eski Kahramanmaraş - Göksun yolunda, Ceyhan Irmağı üzerindeki köprünün 16. yy.da yapıldığı sanılmaktadır.
Camiler ve Külliyeler
Taş Medrese
Kahramanmaraş Ulu Cami yanında bulunan Taş Medrese, Dulkadirli Alâüddevle Beyin kızı adına yaptırılmıştır.
Kahramanmaraş Ulu Cami
Ekmekçi Mahallesinde bulunan camideki kitabede Sultan Kansu Gavri zamanında Dulkadirli Alâüddevle tarafından kurulduğu yazılıdır. Ahşap çatısı ve ahşap sütunları ile, 11. yy. ahşap cami örneklerinin özelliğini taşımaktadır.
Hatuniye Cami
Kurtuluş Mahallesinde bulunan cami 1519 yılında yapılmıştır.
Elbistan Ulu Cami
Osmanlılar tarafından 16. yy.da yaptırılmıştır.
Eshab -ı Kehf Külliyesi
(Yedi Uyurlar) Afşin’in 8 km. batısında yüksek bir sırt üstündeki yapılar topluluğu 12. yy.dan kalmıştır. Cami, Kervansaray, Ribat ve planları belirlenemeyen birçok küçük yapıdan oluşmaktadır.
Mağaralar
Eshab -ı Keyf Mağrası
Afşin ilçesindedir. Roma’lı yedi gencin 200 yıllık uykudan sonra uyandıklarına inanılan mağaradır.
Döngel Mağarası
Kahramanmaraş-Kayseri yolu üzerendedir. Şehir merkezine uzaklığı 57. km dir.Mağara çevresi prehistorik devirde iskan edilmiştir. Döngel Mağarasının içerisinden Döngel Çayı büyük bir çağlayan yaparak akmaktadır.
Yanında ayrıca Gençlik Spor İl Müdürlüğü kampı bulunmaktadır.
Bulut Deliği Mağarası
Pazarcık ilçesinin güneybatısında bulunan Bulut Deliği Mağarası gelişimini tamamlamış fosil bir mağaradır. İçeride son derece güzel sarkıt, dikit ve sütun damlataşları vardır.
Kaplıcalar ve İçmeler
Göksun Büyükkızılcık İçmesi
Göksun İlçesine 16 km. uzaklıkta Büyükkızılcık köyü yakınındadır. Sindirime ve idrar yollarına, yıkanmak suretiyle de cilt hastalıklarına ve böbrek hastalıklarına iyi geldiği tespit edilmiştir.
Ekinözü ( Cela ) İçmesi
Ekinözü İçmeleri Kahramanmaraş’ın 151 km. kuzeyinde, ilçe merkezine ise 20 km. uzaklıktadır. İçmelerin, cilt, mide ve böbrek hastalıklarına çok iyi gelen bir suyu vardır.
Yaylalar
Yavşan Yaylası
Sır baraj gölünün güneyindeki yükseltiler üzerinde yer alan, zengin orman dokusu ve su kaynakları ve endemik bitkileri ile, öncelik alan doğal bir kaynaktır. Yükseltisi 1300 metreye ulaşmaktadır. Yavşan Yaylası, kampçılık ve iklim kürleri açısından il düzeyinde önemli bir kaynaktır.
Başkonuş Yaylası
Başkonuş yaylası, Kahramanmaraş-Andırın yolu üzerinde, Yenicekale çevresinde yer alan zengin bir orman dokusunun oluşturduğu ve yayla karakteri gösteren bir bölgedir. Yükselti l785 m.dir. Başkonuş’ta geyik üretme çiftliği bulunmaktadır. Elektrik, telefon yol ve çevre düzenlemesi yapılmış olan alanda, orman idaresine ait sosyal tesisler (konaklama, lokal, lokanta vb.) bulunmaktadır.
Müzeler
Kahramanmaraş Müzesi
Adres: Azerbaycan Bul. Yenişehir Sok. No: 43 - Kahramanmaraş
Tel: (344) 223 44 87
Eshab -ı Kehf , Döngel Mağarası ve Kahramanmaraş Kalesini görmeden,
Kahraman Maraş dövme dondurması yemeden,
Tarhanasını tatmadan,
Sim sırma, ağaç oyma, el işi bakır eşyalar ile kırmızıbiber, tarhana almadan,
Kahraman Maraş postalı ve yemenisi giymeden
…Dönmeyin
Antalya Gezi Rehberi
Her ne kadar turistler, Antalya turları Uluslararası Havaalanı’na vardıktan hemen sonra genelde Antalya’nını doğu ya da batısındaki tatil yörelerine hareket etseler de bu ekonomi ve ticaret metropolünü muhakkak ziyaret etmelidirler. Tatilciler için en çekici yer Liman’ın tepesindeki bir kayada bulunan ve içinden şirin sokaklar geçen Antalya’nın eski şehir merkezidir. Antalya’nın bu eski şehir merkezinin adı “Kaleiçi” dir.
Eski şehirde gündüz olduğu gibi geceleri de gezilebilmektedir. Küçük dolambaçlı yollarda görecek birçok şey bulunmaktadır. Osmanlı evleri çok güzel restore edilmiş olup çok sayıda Butik, el işi mağazaları, çömlek atölyeleri, Galeri, Cafe, Bar, Restoran ve küçük otel ve pansiyonlar barındırmaktadır. Özellikle tek başına seyahat edenler için eski şehir merkezi romantik atmosferde konaklayacak bir yer bulmak için çok uygundur. Ancak müşkülpesent misafirler de buradan memnun kalacaklardır. Bazı Butik-oteller konforlu dekor ve kişiye özel hizmet sunmaktadırlar. Osmanlı evlerinin çoğu muhteşem iç avlulara ve bahçelere sahiptirler. Dışarıda yemek için leziz Meze mönüsü bulunan, güler yüzlü servisi ve çoğu zaman Folklar gösterileri düzenlenen meşhur Restoran Hasanağa tavsiye edilme tatil ktedir. Akşamüstleri ise Antalya koyunun muhteşem manzarasına sahip çay bahçeleri ziyaretçileri adeta davet emektedirler.
Görülecek yerlerin çoğu Kaleiçi’nde bulunur. Eski şehir merkezine giriş yolunun bir tanesi şehrin en önemli caddelerinden biri olan Atatürk caddesinde bulunan Hadrian kapısından geçmektedir. Hadrian Kapısı MS 130 yılında Roma turları Kralı Hadrian’ın ziyareti onuruna yapılmış olup üç yuvarlak kemerden oluşmaktadır. Kapının her iki tarafında eskiden şehir duvarları bulunmaktaydı. Küçük Limana yaklaşırken Yivli minaresi ve saat kulesi görülebilmektedir. Minare Alaeddin Camisine ait olup Selçuklu zamanından kalmadır ve günümüzde şehrin simgesidir. Hemen yanında ise saat kulesi bulunmaktadır. Eski şehir merkezinin sokaklarının arasında ise kesik Minaresi yer almaktadır. Bu kesik minare 19. Yüzyılda büyük bir yangından dolayı tahrip olan bir Caminin kalıntılarıdır.
Eski şehir merkezinin güney ucunda Karalioğlu Parkı bulunur. Özellikle akşam güneşinde burada güneşin batımını seyretmek ve uçsuz bucaksız deniz manzarasının tadını çıkarmak üzere bir gezinti yapmak çok romantiktir. Park güzel bir şekilde çiçeklendirilmiştir olup Restoran ve çay bahçelerinin yanı sıra çocuklar için oyun yerleri de bulunmaktadır.
Tatilin yerine kadınlar karar veriyor
Çorabatır: Bilimsel çalışmalara ihtiyaç var
Yemekli toplantının açılışında konuşma yapan AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır, turizmin durumu ve gelişimi için bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğundan hareketle böyle bir çalışmaya adım attıklarını belirterek, “İlk defa yaptığımız bu çalışmada gördük ki, bazı önyargılar da bilimsel verilerle bertaraf ediliyor, bu anket çalışmalarına devam edeceğiz” dedi.
Toplantıda daha sonra Akdeniz turları Turistik Otelcileri ve İşletmeciler Birliği AKTOB”un Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu ve ICF Airports Antalya Havalimanı işbirliği ile gerçekleştirdiği Antalya Yöresi Turist Porfili Araştırması anket çalışmasının sonuçları açıklandı.
Araştırmayı yürüten Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu müdürü Akın Aksu ve ekibi anket çalışmasından önemli gördükleri özetleri aktardı.
10 binden fazla turiste ulaşıldı
Anket Temmuz-Ekim döneminde, Antalya 1.Dış Hatlar Terminali”nden çıkış yapan yabancı ve yurtdışında ikanet eden yerli vatandaşlar üzerinde yapıldı.
Kararı kadınlar veriyor
Antalya Lara”da bulunan Concerde Deluxe Resort Hotel”de yapılan yemekli toplantıda açıklanan araştırma bulgularına göre, tatile gidilecek yere genelde kadınlar karar veriyor.
11 bine yakın turistin verdiği yanıtlara göre tatil kararını kendisinin verdiğini belirtenlerin yüzde 65″ini kadınlar oluşturuyor.
Amaç: tatil dinlence
Ankete katılanların yüzde 74″ü tatil ve eğlence amacını taşıdıklarını ifade ederken yüzde 22″si de herşey dahil sisteminden dolayı Antalya”yı tercih ettiğini belirtti.
Paket tur ağırlıkta
Antalya”ya gelişte seyahatin organize olma biçiminde ise paket turlar yüzde 85 ile ilk sırada yer alıyor. Taticilerin tercih edecekleri paketler için bilgi aldığı kaynakla içinde de tur operatörleri ve acenteler yüzde 55 ile ilk sırayı alırken, internetin oranı da yüzde 30″lara yaklaşmış durumda.
İşçi ve memur ağırlıklı
Ankete göre, yüzde 51,8″i evlilerden oluşan kitlenin mesleki dağılımlarında işçi ve memurlar ilk sıraları alıyorlar. Buna göre, gelenlerin yüzde 31,5″ini memurlar, yüzde 30,7″sini de işçiler oluşturuyor. Gelenlerin yüzde 52″si de lisans düzeyinde eğitim alanlardan oluşuyor.
Diğer yandan ankete katılanların yüzde 55″i yılda en az bir kez tatile çıktığını belirtirken, 2 kez tatile çıkanların oranı da yüzde 30 dolaylarında. Yüzde 6″sı ise 4 defadan fazla tatil yapıyor.
Rezervasyon zamanı
Antalya”ya gelenlerin yüzde 41″i tatil planları tatil nı, tatil başmadan evvel 15 günlük bir süre içinde yaptıklarını belirtirken, yüzde 46″sı da 1 ila 4 ay öncesinden karar kılıyor. 5 ay ve üzeri bir zamanda karar verdiklerini belirtenlerin oranı ise yüzde 14.
Otel ve TK”larda kalıyorlar
Antalya”ya gelen yabancı ziyaretçilerin konaklama tesisi tercihlerinde oteller ve tatil köyleri ilk sırayı alıyor. Buna göre kitlenin yüzde 73″ü otellerde konaklarken yüzde 16″sı da tatilköylerini tercih ediyor.
Bu kitlenin Antalya”da ortama kalış süresi ise 1-2 hafa arasında yoğunlaşıyor. Tatilcilerin yüzde 60″ı 6 ila 10 gün arasında konaklama yaparken yüzde 29″u da 11-15 gün arasında konaklıyor. En fazla tercih edilen konaklana tipi ise yüzde 82 ile her şey dahil.
Dışarı çıkıyorlar
Ankete katılan 10 bin turistin yüzde 50″sinin yanıtladığı bir başka soruya göre ise otel dışına çıkanların oranı yüzde 87. Bu kitlenin yüzde 60″ı tatil yaptıüğı beşlde veya ilçe merkezinde vakit geçirirken, yüzde 40″ı da Antalya şehir merkezine uğramış.
Tekrar Türkiye
Antalya”da yapılan tatilin ardından hangi ülke veya bölgelere gidileceği yönündeki soruyu da cevaplayan ziyaretçiler, ilk sıraya yine Türkiye ve Antalya”yı koyarken, 2. sıraya Mısır, 3. sıraya ise Yunanistan”ı yerleştiryorlar.
Antalya yöresini tekrar ziyaret etme istekliliği ise ortalama yüzde 60 seviyesinde gerçekleşirken, tekrar gelmeyeceğini söyleyenlerin içinde yüzde 12 ile serbest meslek sahipleri ilk sırayı alıyor.
Anket sonuçlarına göre turistlerin yüzde 53″ü Antalya”da bir kez bulunduğunu belirtirken 2 kez ile geldiklerini belirtenlerin oranı ise yüzde 20 dolaylarında. Yüzde 3″ü ise 10″dan fazla kere Antalya”da tatil yapmış durumda.
Konaklama fiyatları normal
Diğer yandan ankete katılan turistlerin yüzde 73″ü sunulan konaklama fiyatlarının normal olduğunu belirtirken yüzde 20″si de pahalı buluyor. Tur ve alışveriş fiyatlarını normal bulanların oranları ise sırasıyla yüzde 60 ve yüzde 54 olarak ortaya çıkarken bu iki kategoride fiyatları pahalı bulanların oranlar ise yüzde 35″ler dolayında.
Herşey dahilden memnunlar
Öte yandan turistlerin geneli sunulan her şey dahil sisteminden memnun kaldıklarını belirtirken tatminkar seviyede hizmet alabildik diyenlerin oranı yüzde 87 dolaylarında. Hiç tatmin olmayanlar ise yüzde 3 dolayında kaldı.
Gelir durumu
Anket sonuçlarına göre Antalya”ya gelen yabancı ziyaretçilerin gelir dağılımlarında BDT pazarları ile Avrupa turları pazarları arasında önemli bir farklılık göze çarpıyor. Buna göre BDT”den gelenlerin yüzde 70″inin yıllık geliri 0-12 bin avro arasında yer alırken, bu durum Avrupa pazarlarında yüzde 25 ila 40 arasında değişiyor. Diğer yandan Doğu Avrupa pazarlarından gelenlerdeki eğilim de BDT ile paralellik gösteriyor.
Yüksek gelir grubundan en fazla turist yer alan ülke ise İngiltere, iskandinavya turları ve Fransa turları olarak göze çarpıyor.
Taç Mahal’ın inanılmaz güzelliği
Kahvaltı yapmak üzere otele geri döndüğümüzde turun parçası olarak tekrar Taç Mahal’e gittik. Ve hikayenin tamamını dinleme fırsatı buldum. Genelde saray olarak bilinen bu anıt aslında bir anıt mezar. Ve en önemlisi Şah Cihan’ın karısına olan aşkını dile getirmek için yaptırdığı sözü, bir rivayet. İşin aslı ölüm döşeğinde olan Begüm eşi Şah Cihan’dan üç şey ister. Öncelikle tekrar evlenmemesini, sonra da çocuklarına hem annelik hem de babalık yapmasını… Begüm en son olarak da hem aşklarını tarihe geçirecek, hem de kocasına kendisini hatırlatacak bir anıt yapmasını ister. Yani bu meşhur anıt sipariş üzerine yapılıyor. Begüm isteklerini dile getirip ölüyor ve geriye dördü erkek, ikisi kız altı çocuk bırakıyor. Alışılagelmişliğin dışında üçüncü erkek çocuk diğer erkekleri öldürüp de başa geçince babasını sürgüne Agra Kalesi’ne yolluyor. Yapımı 22 yıl süren anıt Shiraz’dan gelen İshak Efendi tarafından İtalya’dan gelen ustalarla birlikte bitirilince, Şah Cihan ölene kadar kalede hapis kalıyor ve hep anıtı gözlüyor. Yaşlanınca ve gözleri bozulmaya başlayınca dış bükey kocaman bir ayna sayesinde Taç Mahal’i seyretmeye devam ediyor.
Anıt çıkışında insanların çektiği, arkasında sepet ve iki k tatil işinin oturabileceği bisiklete binmek üzere fiyatı sorduğumuzda, yirmi Rupi’den kapıyı açan adam kısa sürede “iki kişi on Rupi” fiyatına teslim olmuştu. Etrafta yüzlerce aynı işi yapan vardı. Hafif rampalı yolda kan revan içinde pedalları çevirirken adamın yarattığı rüzgar sayesinde biz etrafı incelemekle meşgul oluyorduk. Yolda devenin üzerinde bir yerli görünce bir an durduk ve resmini çektim. Devenin üzerindeki adam deveyi aşağı doğru yatırdı ve bizlere elini uzattı. Para istiyordu, zannedersiniz ki Hollywood’da yaşayan bir artistin resmi çekildi. Vermedik. Otobüse varınca bisikleti kullanan adama kıyamadım ve gözlerinin içine bakma riskini alıp ona yüz Rupi uzattım. Topu topu iki dolara denk geliyordu. Gözlerindeki sevinç ve parıltıyı iki dolara başka nerede alabilirdim ki? Adam mutlu, ben mutluydum. Sömürgeci gibi hissetmemek adına vicdanımı biraz rahatlatmak için iki dolarlık huzur satın almıştım, işin gerçeği bu. Dünyanın kaç yerinde iki dolara bu huzur satın alınır ve böyle göz parıldar bilmiyorum. Bileniniz varsa bana da söylesin.
Öğleden sonra Taç Mahal’de mermer işçiliğinin yapıldığı fabrikaya gittik. Tam bir turist tuzağıydı. Düşündüm eskiden İstanbul’a gelen Amerikalı turistler böyle mi hissederlerdi. Acaba halen gelip de böyle hisseden var mı? Ama Hintlilerin öğrenmeleri belli ki bayağı zaman alacaktı. Altı hafta işçilikle iki ustanın yapmış olduğu mermer levha için, işçiliğin neredeyse bedava olduğu bir ülkede yaklaşık bir asgari ücreti temel alarak, kafamda hesabını yapıverdim. Satıcı beş mislini dolar olarak istedi.
Arada söylemeyi unuttum tüm otobüslerin üzerinde koskoca “turist” tabelası konulmuş ve sözde yerliler bunu görünce saygı gösteriyor ve ayak altında dolaşmıyorlar. Bana sorarsanız “kerizler geliyor” diye megafonla yayın yapılsa daha az kazıklanırdık. Dükkana giren yirmi altı kişinin hepsi elleri boş çıkmıştı. Pazarlık etmeye bile değecek fiyat söylenmemişti. Ülke fakirdi, dükkanda çalışanlar vardı, paraya ihtiyaçları vardı ve yirmi altı kişiyi elleri boş dışarı yollamışlardı. Tavsiye edilen turistlerin kendi başlarına küçük dükkanlara güvenlik açısından gitmemesiydi. Tabii ilk fırsatta denedik ve dükkan sahipleri önceden bastırılmış kartları bize takdim ettiler, meğer tüm tur rehberleri yüzde kırk indirim alıyorlarmış. Bu tip küçük dükkanlarda açılış fiyatları diğerlerinden yüzde kırk daha az oluyormuş. Sonuçta mermer ve işçi bolluğu olan bir ülkede ne satsalar işlerine yaramayacak mıydı?…
Akşam olduğunda methini duyduğumuz Amar Villas Oteli’ne bakmaya gittik. Otel yedi yıldızının her birini hak ediyordu. Dışarıdaki fakirliğe rağmen içerisi görkemliydi… “Allah’a en yakın olan ülkede” uyumak üzere odama gittiğimde saatler sabahın ikisini gösteriyordu.
Doğu Avrupa’nın masal kenti
Muhteşem binalar puslu havayla birleşince kendinizi Ortaçağ’da hissediyorsunuz. Zaten kentin kuruluş öyküsü de hayli ilginç. Eski adı Karlsbad olan Karlovy Vary, 1300′lü yıllarda Çek Kralı 4. Charles’ın av bölgesiymiş. Kral, karlı bir kış gününde avlamak için peşinde olduğu geyiklerin etrafında toplandığı bir kaplıca fark etmiş, sonra da kaplıcaya girmiş. O nedenle kentin adının anlamı “Kralın Banyosu.” Kral, bir süre sonra da bu bölgede bir kent kurulmasını emretmiş. Ama kuruluşundan sonra Karlovy Vary, üç büyük tehlike atlatmış. İlk önce büyük bir sel, ardından 1800′lü yılların başında da iki yangın yaşanmış. Bu afetler nedeniyle yaşanmaz hale gelen kent her defasında yeniden inşa edilmiş.
STRESE İYİ GELİYOR Kent, şifalı kaplıcaları ve termal kaynaklar nedeniyle bir sağlık merkezi. Tam 12 büyük termal kaynak, beş de önemli spa var. Kaplıcaların başta şeker hasta tatil lığı, bel fıtığı, kemik hastalıkları ve özellikle de strese iyi geldiği biliniyor. Zaten herkesin elinde mineral sularla dolu ve çaydanlığa benzer fincanlar var. Kurulduğundan itibaren şifalı kaplıcaları nedeniyle büyük devlet adamlarının, ünlü yazar ve düşünürlerin ilgisini çekiyor. Rus Çarı Petro, kentin en güzel evini kendisine ayırıyor ve uzun bir zaman burada yaşıyor. Mozart, Beethoven, Freud, Karl Marx, Nazım Hikmet, Hitler kentin ağırladığı isimlerin yalnızca birkaçı. Mustafa Kemal de 1918′de tedavi için bu kente gidiyor. Atatürk, tedavi süresince kentin en ünlü otellerinden olan Carlsbad Plaza’da kalıyor. 5 binlik nüfusuyla yılda 7 milyon turist ağırlayan Karlovy Vary’de ayrıca kentin adını taşıyan ve her ağustos ayında düzenlenen uluslararası film festivali var. Ferzan Özpetek’in yönetiği Karşı Pencere, Doğu Avrupa’nın Cannes’ı olarak adlandırılan Karlovy Vary Film Festivali’nde 2003′te en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi kadın oyuncu dallarında üç ödüle birden layık görüldü.
FAVORİ YEMEK ROSTO Et neredeyse temel yiyecek. Çoğunlukla da tatlı ekmek ve tatlı soslarla servis ediliyor. Kentin favori yemeği ise rosto. İçecek konusunda da bira, tüm ülkede olduğu gibi Karlovy Vary’de de favori. Çek Cumhuriyeti Avrupa turları Birliği’ne üye ama hâlâ avro kullanılmıyor. Alışverişte ulusal para birimi kron geçerli. Çek Cumhuriyeti 2010 yılından sonra avro kullanmaya başlayacak. Kentteki hediyelik dükkânlar kuklalar, kristal takı ve eşyalarla dolu.
NASIL GİDİLİYOR? Karlovy Vary’e gitmek için en mantıklı yol Prag turları üzerinden ilerlemek. Çek Cumhuriyeti’ne gitmek için Schengen vizesi artık şart. Karlovy Vary’ye Türk turistlerin büyük ilgisi var. Kentin her sokağında Türkçe konuşanlara rastlamak mümkün. Bu ilginin nedenini kente tur düzenleyen Cafetur’un sahibi Ali Akyüz’e sorduk: “Bu ilgi son iki yılda arttı. Bunun birinci nedeni şifalı kaplıcalar. Artık Çek Cumhuriyeti’ne giden Türk turistlerin neredeyse tamamı Karlovy Vary’yi görmeden dönmüyor.” Çek Havayolları İletişim Direktörü Daniela Hupakova’nın verilerine göre ise 2007′de Çek Cumhuriyeti’ne 100 bin Türk uçtu.
‘Aileyle tatil’ tüyoları
Öncelikle tatilinizi organize ederken, ailenin bütün bireylerinin fikrini alın. Herkesin neleri sevdiğini, nelerden rahatsız olacağını öğrenin. Böylece kafanızda ortak beklentilere dair bir fikir oluşacaktır.
tatile çıkmadan önce mümkünse profesyonel yardım alın. Tur operatörleriyle görüşün. Kalabalık bir aileyle tatile çıkmayı düşünenler için, uygun tur seçenekleri hazırlanmış mı, bunu gözden geçirin. Grup indirimleri konusunda bilgi alın. Belli bir tur programı dahilinde gerçekleştireceğiniz bir tatil, hem daha hesaplı, hem de daha organize olabilir.
tatile gidilecek yere dair bol bilgi toplayın. Oranın doğal güzellikleri, tarihi yerleri, yeme-içme mekanları hakkında bilgi edinin. Tatile gidilecek yerle ilgili broşürleri tatile katılacak aile bireylerinin önceden görmesini sağlayın. Böylece tatile çıkılmadan önce, herkesin kafasında belli bir imaj oluşacaktır. Onlar da hazırlıklarını sizin topladığınız bilgiler doğ tatil rultusunda yapabileceklerdir.
Eğer yurtdışına gidilecekse, aileden en az bir kişinin yeterli düzeyde yabancı dil biliyor olmasına özen gösterin. Rehber eşliğinde yapılan tur seyahatlerinde bile serbest zamanlar olacaktır ve bu zamanlarda ailecek kendi başınıza bir yerlere gitmeniz söz konusu olabilir. Yabancı dil bilen bir aile bireyi, o tür zamanlarda kaybolmamanız ve yerel halk ile iletişim kurmanızda önemli rol oynar.
tatile çıktığınızda, ailenin bütün bireylerinin yanında kalınacak otelin adresi, telefon numarası ve bir miktar para bulunmasına özen gösterin.
Eğer yanınızda küçük çocuklar bulunuyorsa, kalınan otelin çocuklara yönelik mönüleri, programları ve bakım seçenekleri var mı, diye araştırın. Çocukların özel ihtiyaçlarını, uyku zamanlarını göz önünde bulundurun.
Ailede yaşlı bireyler ya da küçük çocuklar varsa, uzun otobüs, otomobil yolcuklarından kaçının. Yürüyüşler sırasında yanınızda su ve atıştırmalık yiyecekler bulundurun. Seyahat sırasında bavulunuza küçük bir ilkyardım çantası yerleştirin.
Ailecek birlikte eğlenilebilecek yerleri tercih edin. eğlence parkları, akuaparklar, botanik bahçeler, hayvanat bahçelerini gezin.
Batı Karadeniz’de sonbahar turu
Yağmurlarla yıkanan doğayla birlikte insanoğlu da dönüşür bu mevsimde. Aşkların, tatillerin en güzeli sonbaharda yaşanır. İyi bir program yaptığınızda çok keyifli, eğlenceli tatil seçenekleri yaratabilirsiniz kendinize.
Batı Karadeniz’de, Amasra merkezli bir tatilde Yenice Ormanları’nda yürüyüş yapabilir, doğanın ikinci kez uyanışına tanık olabilirsiniz. Yeşilin maviyle buluştuğu koylarda yüzebilirsiniz. Batı Karadeniz’in denizsuyu sıcaklığı hala İzmir’deki gibi 24 derece civarında. Amasra’nın sahil restoranlarında, günbatımı eşliğinde yediğiniz balığın lezzetini uzun süre unutamayacaksınız.
Batı Karadeniz turları rotamızın ilk durağı Karabük’ün küçük ilçesi Yenice. İl merkezine 35 kilometre uzaklıktaki ilçenin sınırları içindeki Yenice Ormanları ekim başından itibaren renk cümbüşü yaşıyor. Dökülen yapraklarla sarı, kahverengi ve kırmızıya dönüşen toprak aralarda yer yer görünen yeşil yapraklı ağaçlarla muhteşem bir renk armonisi sunuyor. Sonbahar dönüşümünün en güzel izlerini bu ormanlarda görebilirsiniz ancak.
Bu ormanların zenginliği Avrupa turları‘yı kıskandırıyor
Yenice Ormanları dünyada çok iyi tanınan bir bölge. Ününü zengin fauna ve florasına borçlu. Ormandaki ağaç türlerinin çeşitliliği şaşırtıcı. Bu kadar çok ağaç türü, dünyada sadece tropikal ormanlarda bir arada görülüyor. Yani Yenice Ormanları tam bir ağaç müzesi. Doğu Kayını, Uludağ turları Köknarı, Sarıçam, Karaçam, Dağ Karaağacı, Türk fındığı, Çınar Yapraklı Akağaç, Istranca Meşesi, Kafkas Ihlamuru, ceviz ve sapsız meşe ormanın egemen ağaç türlerini oluşturuyor. Orta kesimlerde 30, daha aşağı kesimlerde ise 16 tür ağaç ve çalı barınıyor. Gökpınar bölgesinde bulunan 4 hektarlık bir alan 40 çeşit ağaç türü ve çok sayıda yaban hayvanıyla birlikte doğal arberetum olarak tescil edilmiş. Geyik, karaca, kurt, vaşak ve yaban kedileri bu ormanların egemen hayvan türlerinden. Zamanınız varsa ormanda bir geceliğine de olsa kamp kurmanızı öneririm. Doğa içinde gecelemekten hoşlanmıyorsanız Karabük’e dönerek, bir otelde kalabilirsiniz. Sabah erkenden yola çıkıp, Safranbolu’da da yarım gün geçirmenizi öneririm. Özellikle sabah kahvaltınızı birçok çeşidi olan gözlemeyle yapmalısınız. Benim favorim mantarlı gözleme. Safranbolu turları öyle birkaç saatte gezilecek bir yer değil tabii ki. Sırf Safranbolu için başka bir zaman birkaç gününüzü ayırmanızı öneririm. Bartın’a varmadan önce Ulus tabelasını göreceksiniz. Bu bölgenin de renk cümbüşü açsısından Yenice Ormanları’ndan aşağı kalır tarafı yok. Güneş ışınlarının yataylaştığı saatlerde varacağınız Bartın’da ilginizi en çok eski evler çekecek. Gece Bartın’da konaklamanızda yarar var.
İmparator Claudius’un uzunyol dinlenme tesisi
Ertesi gün Amasra’ya doğru yola çıktığınızda, ilçeye varmaya beş kilometre kala Kuşkayası tabelasını göreceksiniz. Bu tabela sizi dünyanın ilk yolcu mola yerlerinden birine götürecek. Yolun hemen üstündeki merdivenlerden tırmanmaya başlarsanız kısa süre sonra kayaya oyulmuş bir kabartmayla karşılaşacaksınız. Kayaya başsız bir insan figürü, sağına da bir kartal işlenmiş. İnsan figürünün ayakları ciddi zarar görmüş. Belli ki burası da definecilerden nasibini almış. Boyu 2.5 metrenin üzerindeki bu kabartmanın önünden bir Roma turları yolu geçiyor. Biraz ileride toprak yolla birleşerek Bakacak Tepe’ye doğru devam ediyor. Bakacak Tepe, Amasra’nın en güzel görüldüğü yerlerden biri. Kuşkayası Anıtı, M.S. 41′de Roma İmparatoru Claudius zamanında Pontus Valiliği’ne atanan Gais Julius Aeuilb tarafından, yol dinlenme tesisi olarak yapılmış. Yani kuş kayası anıtı aslında yolcular için yapılmış bir mola yeri. Anadolu’da başka bir örneği olmayan bu muhteşem anıtı geride bırakarak Amasra’ya doğru hareket ediyoruz. Anıtla Amasra’nın arası sadece 5 kilometre.
Amasra’nın Çifteköy ve Çifte Kalesi
Ben her zaman kentleri gezmeye müzesinden başlarım. Kenti kimler kurmuş, ne tür eserler bırakmışlar, bunlar korunabilmiş mi, hangi uygarlıklar kentte iz bırakmış gibi soruların yanıtlarını ararım. Bu bilgilerin ışığında kent benim için farklı anlamlar ifade etmeye başlar.
Amasra da zengin sayılabilecek bir müzeye sahip. Kentin kuruluşu M.Ö. 12. yüzyıla denk geliyor. O dönemlerdeki adı Sesamos olan Amasra tarih boyunca çeşitli uygarlıkların egemenliğine girmiş. Hititler, Fenikeliler, Lidyalılar’dan sonra kent M.Ö IV. yüzyılda Pers egemenliğine geçmiş. Persler, Büyük İskender tarafından yenilgiye uğratılınca kentin yönetimi Prenses Amastris’e verilmiş. Amasra ismi de buradan geliyor. Amastris’ten sonra Pontus egemenliği başlıyor. Yaklaşık 200 yıl kadar süren bu dönem, M.Ö 70′de Romalıların devreye girmesiyle kapanmış. Kentin Roma yönetimindeki adı Amastedos. M.S. 13. yüzyılda Cenevizliler’in ele geçirdiği kent, 1460′ta Fatih tarafından Osmanlı topraklarına katıldı. Sözünü ettiğin tüm uygarlıkların izini Amasra Müzesi’nde göreceksiniz.
Kategoriler
- 1
- 81
- Fas
- fas gezileri
- fas seyahati
- fas tatili
- fas turları
- gezi tatil rehberi
- Moğolistan Turları
- moldava seyahatleri
- moldova
- moldova gezileri
- moldova turları
- Otel
- rusya
- rusya gezileri
- rusya seyahatleri
- rusya tatili
- rusya turları
- sharm el sheikh
- sharm el sheikh gezileri
- sharm el sheikh seyahatleri
- sharm el sheikh tatili
- sharm el sheikh turları
- sibirya
- sibirya gezileri
- sibirya seyahatları
- sibirya turları
- St.Petersburg
- St.Petersburg seyahatleri
- St.Petersburg Turları
- Tatil
- tatil köyü
- Tatil Turları
- ucuz tatil
- yalta
- yalta gece hayatı
- yalta gezileri
- yalta seyahatleri
- yalta turları
- yurt dışı turları
- Yurtdışı turları