avrupa ve fransanın kültürel mirası paris , tatil
IX. yy. ortalarından güçlü bir krallığın doğduğu XII. yüzyılın sonlarına kadar devam etti.Böyle bir şiddet ve karışıklık döneminde radikal değişiklikler de meydana geldi.Böyle bir ortamda tek birleştirici öğe olarak öne çıkan Hrıstiyanlık, gelişen disiplinli manastırlar aracılığıyla toplumun her tabakasında güçlü bir dayanışmanın yaşanmasına yol açtı.Dolayısıyla büyük feodaller arasındaki çekişmelerinde durulması sağlanmış oldu ve bunun sonucu olarak da istikrarlı bir ortam oluştu.Skolastik düşünce ve yeni eğitim kurumları gelişti.
Tarım ekonomisi, ortaçağ başlarındaki koşullar nedeniyle kapalı ve kendine yeterli birimler halinde örgütlenmişti.Buda, feodal beylerin kiracılar üzerinde her alanda egemenlik kurması için gerekli ortamı sağladı.Nüfus artışıyla birlikte yeni toprakların tarıma açılmasına karşın ticaretin gelişmesi feodal beylerin gücünü kırmaya başladı.Merkezi otoritenin zayıflığı, feodalitenin güçlenmesini sağlayan etkenlerden biriydi.IX. yy. sonlarında Sen nehrinin aşağılarına yerleşen Normanların akınlarının krallar tarafından durdurulamaması, büyük feodallerin şatolar inşa ettirerek özerk bir yönetim oluşturmalarına yol açtı.XII. yy. başlarında ise, yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunlar, feodalitenin zayıflamasına ve kralların bu parçalanmış yapıya büyük ölçüde son vermelerini sağladı.
SİYASİ YAPI ve GELİŞMELER Ortaçağ başlarında krallığa ait topraklar Paris’i çevreleyen küçük bir bölgeyle sınırlıydı.Buranın dışındaki topraklar dük ve kontların elindeydi.
Doğu Frankların 887’de tahttan indirdiği Karolenj hükümdarı III.. Karl’ın ölümünden (888) sonra, Fransa’daki feodal beyler Anjou ve Blois Kontu Robert’in soyundan gelen Eudes’i kral seçtiler.Onun ölümü üzerine de iç savaşta mağlup olan, Karolenj kökenli III. Charles tahta geçti.(898) Charles’ın, krallığı döneminde Normanlara yerleşme izni vermesi, kendisine karşı yeni bir ayaklanmanın çıkmasına yol açtı.Bu ayaklanma sonucunda 922’de tahta Eudes’in kardeşi I. Robert geçti.Onun ölümüyle (923) de yerini damadı Radolphe aldı.936’da Radophe’nin ardından taht yeniden Karolenj hanedanına geçti.Ancak 987’de Hugues Capet’in kral seçilmesiyle taht bir kere daha el değiştirmiş oldu.
Hugues Capet’in kral seçilmesinin asıl nedeni,sahip olduğu toprakların azlığından dolayı güçsüz olmasıydı.Ancak onu takip eden ilk Capet kralları, yetkilerini kullanarak cezalandırma, el koyma ve veraset gibi yollarla topraklarını sürekli genişlettiler.Büyük feodaller arasında yaşanan çekişmelerden yararlanarak konumlarını sağlamlaştırdılar.Ayrıca, saray hizmetinde birtakım makamlar oluşturarak merkezi yönetimin temellerini atmış oldular.
CAPET HANEDANI İlk büyük Capet kralı olan II. Philippe (1179-1223) Frank kralı yerine Fransa turları kralı unvanını aldı.Akitanya ve birkaç kıyı bölgesi dışında İngiltere’nin bütün topraklarını ele geçirdi.Kuzeyde krallığın sınırlarını Flandre’ye kadar genişletti.Sarayda düzenli bir resmi kayıt sistemi oluşturdu.Krallığa ait topraklarda baillis adındaki yerel görevliler aracılığı ile güçlü bir denetim mekanizması kuruldu.
VIII. Louis (1223-1226) geniş toprakların hanedanlığın denetimine girmesini sağlayan appanage sistemini kurdu.Onun yerine geçen IX. Louis (1226-1270) koyu bir Hrıstiyan olduğundan daha çok haçlı seferleri ile uğraştı.Bu nedenle de krallığın konumunu pekiştirmek için büyük çapta müdahalelere girişmedi.Saray yönetimi bürokratik bir yapı kazandırdı.Yazılı kararnamelerle toplumsal ve ekonomik alanlara düzenlemeler getirdi.
IX. Louis’den sonraki krallar ülke topraklarını genişlettiler.Son büyük Capet kralı olan IV. Philippe (1285-1314) merkezi yönetimi fonksiyonel birimlere ayırarak daha etkin bir yapı oluşturdu.Savaşların ve devlet giderlerinin yol açtığı ağır mali yükü hafifletmek için yeni vergiler getirerek askeri hizmet yükümlülüğünü arttırdı.Siyasal desteğini arttırmak için kilise, aristokrasi ve yerel birimlerin temsilcilerini zaman zaman toplantıya çağırmasıyla États-Généraux Meclisi’nin temellerini atmış oldu.Ayrıca vergi ödemeyi reddeden kilisenin direnişi sert bir biçimde bastırıldı.IV. Philippe’den sonra gelen krallarda onun gibi ülkenin kaynaklarını ve toplumun dayanma sınırını zorlayacak kadar sert politikalar izlemeyi sürdürdüler,ama bir takım baskılarla karşılaşınca yetkilerini sınırlandırmak zorunda kaldılar.
Capet Hanedanlığı Fransa’nın Hristiyan-Avrupası’nda güçlü bir yer edinmesine öncülük ettiler.Bu hanedanlık döneminde XIII. yüzyılın en önemli özelliklerinden biri sürekli nüfus artışıydı.Bununla birlikte geleneksel bağların yerini sınıfsal ve bölgesel bütünleşmeler ile bu uygun yeni kurumlar aldı.Gelişen kentler tarıma bağlılıktan kurtularak güçlü bir ekonomiye dayanmaya başladılar.Giderek genişleyen ticarete bağlı olarak para dolaşımı yaygınlaştı.Toplumsal tabakaların belirginleşmeye başladığı kentlerde ortaya çıkan yeni zenginler yönetimde belirli bir güç kazandılar.Değişimin daha yavaş olduğu kırsal kesimlerde üretim fazlasını pazarlama olanağı bulan toprak sahibi soyluların zenginliği genel olarak artmasına karşın, toprakların bölünmesi ve ağır borç yükü bir çok soyluyu yıkıma uğrattı.Tarımda kiracılık ve ücretli işçilikler ortaya çıktı.Bunlara rağmen feodalite sistemi diğer Avrupa turları ülkelerine göre hâlâ güçlüydü.
Dinsel alanda kilisenin ve manastırların halk üzerindeki gücü gerilemeye başladı.Papalığın, özellikle güneyde giderek güçlenen heretik akınlara karşı başlattığı savaş büyük kıyımlara yol açtı.Enkizisyon mahkemeleri heretikleri ortadan kaldırabilmek için acımasız bir biçimde davrandı.
XIV. ve XV. YÜZYILLAR: YÜZYIL SAVAŞLARI (1337-1429) Valois hanedanının kurucusu olan VI. Philippe (1328-1350) tahta geçtiğinde Fransa, Avrupa’nın en güçlü krallığıydı.Philippe krallığının ilk yıllarında İngiltere ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı.Ancak bir süre sonra bu iyi ilişkiler bozulmaya başladı.Gaskonya ve Bretanya ile ilgili anlaşmazlıklar, Flandre’daki karışıklıklar ve İngiliz kralı III. Edward ‘ın Fransa tahtı üzerindeki hak iddiası 1337 yılında Yüzyıl Savaşları’nın başlamasına yol açtı.Edward Fransa’da giriştiği iki seferden de sonuç alamadı.Ancak savaşın getirdiği mali yükler Philippe’nin siyasi gücünü büyük ölçüde sarstı.Onun yerine geçen II. Jean (1350-1364) Fransa tahtı üzerinde hak iddia eden Navarre kralı II. Charles’ın kışkırttığı ayaklanma ile zor duruma düştü.Bu durumdan yararlanan İngiliz kuvvetleri, Fransa içlerine ilerleyerek II. Jean’ı esir aldı.Bunun üzerine Naipliği veliaht Charles aldı.II. Jean kurtarmak için imzalanan Brétigny ve Calais anlaşmaları (Mayıs ve Ekim 1360) États-Généraux’da onaylanmadığından uygulanmadı.II.Jean’ın ölümü üzerine doğrudan tahta V. Charles (1364-1380) geçti.1369’da İngiltere ile yeniden başlayan savaşta Kastilya’nın denizdeki desteği ile İngiliz egemenliği birkaç kıyı kenti ile sınırlı tutuldu.Orduyu ve vergi sistemini düzenledi.Ayrıca Avignon’da rakip bir papa seçtirmesi Büyük Bölünmeye yol açtı.
VI. Charles (1380-1422) küçük yaşta tahta çıktığından, yönetimi ancak 13882de devralabildi.Bu dönemde naipliği yürüten amcası Burgonya dükü II. Fhilippe, Fladre’deki konumunu güçlendirebilmek için baskıcı bir politika izliyordu.VI. Charles tahtı devraldığında karışıklıklara son verebilmek için idari reformlara girişti ve İngiltere ile ateşkes sağladı.1407’de Orléans dükünü öldürterek üstünlük kuran Burgonya dükü Jean Paris turları halkının 1413’te ayaklanması sonucunda yönetimi soylular grubuna kaptırdı.Bu yüzden İngiltere kralı V. Henry’den yardım istemek zorunda kaldı.1415’te Henry’nin Fransa’da kazandığı askeri zaferlerden sonra, Burgonya grubu 1418’de yönetimi yeniden ele geçirdi.Armagnac grubunun önderi veliaht prens Charles, Güney Fransa’da naipliğini ilan etti.Burgonya grubunun etkisindeki VI. Charles, Troyes anlaşmasıyla (1420) Henry’i Fransa tahtının varisi ilan etti.1422’de iki kralında kısa zaman aralıklarıyla ölmesi VI. Henry’i hem İngiltere hem de Fransa kralı durumuna getirdi.
Kendisini kral ilan eden VII. Charles (1422-1461) yaşadığı askeri başarısızlıklar nedeniyle Burgonya dükü ile uzlaşmaya çalışsa da görüşmelerden bir sonuç alınamadı.1428’de İngiliz güçleri Orléans’ı kuşattı.Jeanne d’Arce’nin önderliğindeki Fransız direnişi savaşın gidişatının değişmesine yol açtı.VII. Charles 1429’da Reims’de taç giydi.
BİRLİĞİN YENİDEN KURULMASI Jean d’Arce’nin yakalanarak 1431’de yakılmasına karşın İngilizlerin Fransa’daki gücü giderek sarsıldı.VII. Charles 1435’de yaptığı Arras anlaşması ile Burgonya dükü Philippe ile ilişkilerini düzelterek 1437’de Paris’e döndü.Ülkede karışıklık yaşanmasına neden olan aristokratlarla haydut çetelerini denetim altına aldı.1444’te İngiliz kuvvetleriyle sağlanan ateşkesten yararlanarak askeri gücünü sağlamlaştırdı.1449’da savaş yeniden başlayınca Normandiya ve Guyenne’deki İngiliz işgaline son verdi.1453’teki Castillon Çarpışmasından sonra Yüzyıl Savaşları fiilen sona erdi.Fransa’da İngilizlerin elinde yalnızca Calais kaldı.
VII. Charles, çatışmaların aralıklarla devam ettiği 1935-49 yılları arasında yönetime yeni düzenlemeler getirdi.Vergi koyma yetkisini kurumsallaştırarak ekonomik açıdan tam bir bağımsızlık sağladı.Taşrada yaygın bir bürokrasi ağı oluşturdu.Askeri işleri kurallara bağlayarak, düzenli bir ordu kurdu.Papalığın, Fransız kilisesi üzerindeki yetkilerini kısıtlayarak kilise üzerinde güçlü bir denetim sağladı
XI. Louis (1461-1483) büyük soylu ailelerin savaş içinde giderek artan gücüne son verebilmek ve şehirlerdeki ticareti geliştirmek için sert politikalar izledi.Ancak bu politikalar ters teperek, 1465’te bu ailelerin birleşmesini sağladı.Normandiya,Bretanya ve Gaskonya’da denetimi sağlayarak, 1477’de Burgonya’yı Fransa tahtına bağladı.I. René’nin ölümüyle de Burgonya kontluğunun elindeki tüm topraklar ve haklar krallığa geçti.
İngiltere’yle yapılan uzun ve yıpratıcı savaş, nüfusun neredeyse üçte birini yok eden Büyük Veba Salgını (1348-50) ve paralı askerlerin oluşturduğu haydut çeteleri tarımsal üretimi büyük ölçüde baltalamıştı.Bu dönemde serflikten kiracılığa geçiş sürecide hız kazanarak feodal bağımlılığın gücü azaldı.Konan ağır vergiler sık sık ayaklanmalara yol açtı.Avignon, Paris ve Bordeaux dışındaki eski ticaret merkezleri geriledi.
tatil
Kilise diğer kesimlere göre eoknomik gücünü büyük ölçüde arttırdı.Buna karşın kilisenin nüfuzunu güçlendirme çabaları sonuçsuz kaldı
Kategoriler
- 1
- 81
- dubai
- Fas
- fas gezileri
- fas seyahati
- fas tatili
- fas turları
- floransa
- Gap Turları
- Gap Turu
- gemi turları
- gezi tatil rehberi
- Kapadokya
- Kapadokya Turları
- Kapadokya Turu
- Karadeniz
- karadeniz turları
- kıbrıs
- mısır
- Moğolistan Turları
- moldava seyahatleri
- moldova
- moldova gezileri
- moldova turları
- Otel
- paris
- prag
- prag turları
- roma
- roma turları
- roma turu
- rusya
- rusya gezileri
- rusya seyahatleri
- rusya tatili
- rusya turları
- sharm el sheikh
- sharm el sheikh gezileri
- sharm el sheikh seyahatleri
- sharm el sheikh tatili
- sharm el sheikh turları
- sibirya
- sibirya gezileri
- sibirya seyahatları
- sibirya turları
- St.Petersburg
- St.Petersburg seyahatleri
- St.Petersburg Turları
- tati turu
- Tatil
- tatil fuarı
- tatil haberleri
- tatil köyü
- tatil sitesi
- tatil tuları
- tatil turlar
- Tatil Turları
- ucuz tatil
- uludağ turları
- venedik
- yalta
- yalta gece hayatı
- yalta gezileri
- yalta seyahatleri
- yalta turları
- yalta turu
- yunanistan
- yurt dışı turları
- Yurtdışı turları
- yurtdışu turları
- yurtiçi Tatil
- yurtiçi turları